Engin DİNÇ 7 Takipçi | 5 Takip

Engin DİNÇ - Tûl-i Emel

2013-08-15 19:52:00

بِسْــــــــــــــــــــــمِاﷲِارَّحْمَنِارَّحِيم

Rahman ve Rahim olanAllah(C.C.)’ınadıyla. O (C.C.)’nun adıyla başlamayan hiçbir şeyile O (C.C.) hakkında söz edilemez. O(C.C.) birdir.

“De ki: O Allah Birdir.”(İhlâs/1)

O(C.C.) bana, sana, herkese; her kim olursa olsunona şah damarındandaha yakındır.

“Biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kaf/16)

Sabah kalkarken, akşam yatarken gece-gündüz bir hayal peşinde koşuyoruz. Hep kendimiz için maddi zenginliği, güzel eşleri, zengin kocayı hayal edip duruyoruz. Ev alırım, araba alırım diyerek aldığımız araba ile gezerken hangi müziği dinlerim diye dahi hayaller kuruyoruz. Bunları yaparken de "Hayal kurmak da günah değil ya" diyerek kendimizi avutuyor, kandırıyoruz.

Oysa gerçek bir mümin tam ve gerçek imana sahip olan bir kulun gelecek kaygısıyla işi olmaz. O, anını değerlendiren kişidir. Her anında aldığı her nefeste Allah'ı (c.c.) zikreder, O'nun (c.c.) rızasını kazanabilmek için çalışır.

Abdülkâdir-i Geylânî Hazretleri şöyle buyuruyor: "Yazık sana! Rızkın ne artar, ne eksilir. Senin için belirlenmiş olan iyilik ve kötülük mutlak surette er ya da geç gelecektir. Artık bitirilmiş bir iş ile uğraşıp durmayı bırak da O'na (c.c.) kulluk etmekle meşgul ol. Hırsını azalt, çok ileriye dönük planlar kurmayı (Tûl-i Emel) bırak, ölümü de iki gözünün arasına koy. Bunu başarabilirsen kurtuldun demektir. Bütün durumlarında dinin emirlerine uymaya çalış."[1]

Senin kaderin daha sen doğmadan yazılmıştır. Bugün aldığın nefesten yediğin yemeğe kadar belirlenmiştir. Bundan sonra da sahip olabileceğin her şey O'nun (c.c.) kudret elindedir. O vakit sen dünya malına tamâ etmekten vazgeç. Masivayı bırak, takvaya sarıl. Dünyada sahip olup, olabileceğin her şeye zaten sahipsin. Sahip olabileceğin her şey sana verilmiştir. Sen bundan sonra ahrette sahip olabileceklerin için çalışmalısın. Cennet'ül-And'a girerek Allah'ın (c.c.) cemalini seyretmek varken, Cennet-ül Firdevs'e girip Resulullâh ile beraber olmak varken bu dünyanın malına-mülküne sahip olmanın ne anlamı var. Bu düpedüz aptallıktır. Sen aptallardan alma.

İnsanoğlu acizdir, hem bu kadar acizken hemde bir o kadar zalimdir. Kendine ve Rabb'ine (O'nun emirlerine) zulmediyorsun, etme. Bu gün yediğin yemekten, aldığın nefese kadar O'nun (c.c.) bir lütfu olduğunu biliyorsun fakat bundan dolayı O'na (c.c.) hiç şükretmiyorsun. Bir günde 23.000 defa nefes alış verişi yaparken bir tanesinde Elhamdülillah demiyorsan vay senin haline!

Şükret bir ölünün ardından okuduğun Fatiha Suresi'nin 1-2. ayetlerinde Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: "Hamd, âlemlerin Rabbi, Rahman, Rahim ve hesap ve ceza gününün (ahret gününün) maliki Allah'a (c.c.) mahsustur." Dilinin söylediklerinden haberdar ol. Allah'ın (c.c.) Kelam-ı Kadim olan Kur'an-ı Kerim'de sana verdiği emirleri ve yasakları bil ve o emir-yasaklara uyarak yaşa. Ancak böyle yaparsan mesut olursun. Ancak böyle yaparsan gerçek dünyanın yani ahretin nimetlerine kavuşursun. Muhakkak ki ahretin nimetleri bu dünyadan daha güzeldir. En büyük nimet ise; Allah'ın (c.c.) rızasını kazanmaktır. Allah'ın (c.c.) rızasını kazanmak da dünyadan vazgeçmekten ve Kur'an-ı Kerim'de verilen emirlere uymaktan, yasaklardan sakınmaktan geçer.

"Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah (c.c.) yolunda harcayın. Kendiniz göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah (c.c.), her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır." (Bakara/267)

Engin DİNÇ

14/08/2013

 


[1]    Abdülkâdir-i Geylânî Hazretleri - El-Fethu'r Rabbani - Yirmi Dokuzuncu Sohbet - 140. Sayfa

0
0
0
Yorum Yaz